14 Mart 2016 Pazartesi

HEDEF BELİRLEME VE MOTİVASYON 

 İbrahim KILINÇ
Profesyonel Öğrenci Koçu 
biyosunum@gmail.com

Motivasyon nedir? İnsan davranışlarının temelini ihtiyaçlar oluşturur. İhtiyaçlar insanı harekete geçiren itici gücü oluşturur. Bu güce motivasyon denir. Motivasyonu sağlayabilmek için öncelikle motivasyonun önündeki engellerin kaldırılması gerekir.  Bu engeller; çalışmaya başlayamamak, çalışmayı sevmemek ve başka şeyler yapmayı istemektir.
Çalışmaya başlayamamanın nedeni çalışılması gereken dersi veya konuyu sevmemektir. Bu sorunu ortadan kaldırmak için; neden çalışmanız gerektiğini düşünün, hedef tespiti yapın, çalışacağınız konuyla ilgili, ilginizi çekecek sorular çıkarın ve bunlara cevap arayın, dersin veya konunun sevebileceğiniz bölümlerini düşünün.
Çalışmayı sevmemenin en büyük nedeni çalışılacak dersi veya konuyu anlamamaktır. Bu sorunu çözmek için; çalışılacak olan ders veya konuyu anlayabileceğiniz kaynaklardan çalışın, hedefinizi parçalara bölün, hedefinize ulaştığınızı hayal edin, grup çalışması yapmayı deneyin.
Başka şeyleri yapmayı istemek çalışmaktan verim alamamaktan kaynaklanır. Verim alamamanın nedeni ise öğrenilenlerin günlük hayatta gerekliliğine inanmamaktır. Plansızlık ve bahanelere takılıp kalmak da bu sorunu oluşturur. Bu sorunu ortadan kaldırmak için; öğrendiğiniz bilgilerin sınavda karşınıza çıkacağını düşünün, sorumluluğu ele alın, hayatınızla ilgili kararlar almayı bahanelerle engellemeyin.
Kendinize bir hedef belirleyin.  Bu maç yaparken gol atmak, hedeflediğin okulu kazanmak olabilir. Ya da hedef Türkçe’nin tüm sorularını doğru yapmak olabilir. Yani amaç, ulaşılmak, gerçekleştirilmek istenen bir hedef noktasıdır.
Peki, hedef belirlemek neden önemlidir? Hedefler sizi sonuca götürür. Başarmak için, çalışmanın gereği görünür bir hedef olmalıdır.
   Hem Fransa’dan İngiltere’ye hem de İngiltere’den Fransa’ya Manş Denizi’ni iki defa geçen ilk bayan yüzücü Florence Chadwick. Büyük bir ideali vardı. Catalina Adası’ndan California Sahili’ne kadar 21 millik mesafeyi yüzen ilk bayan yüzücü olmak istiyordu. Yani hedefi oldukça büyüktü ve ulaşılması oldukça zordu.  4 Temmuz 1952 günü 34 yaşında bir kadın pasifik okyanusuna dalarak Kaliforniya’ya doğru yüzmeye başladı. O sabah su vücudu uyuşturacak kadar soğuktu ve sis o kadar yoğundu ki beraberindeki tekneleri güçlükle seçebiliyordu. Köpek balıklarına ve dondurucu soğuğa hiç aldırış etmeden 15 saat yüzdü. Kıyıya yarım mil kala kendisini sudan çıkmalarını istedi, azimli yüzücü bunun nedenini şöyle açıkladı: ”Karayı görebilseydim başarabilirdim…” vazgeçmesinin nedeni ne soğuk ne de yorgunluktu. Tek neden sis yüzünden karayı  (hedefi) görememekti.
Bize düşen sisli değil net hedefler belirlemektir. Geleceğe yönelik hedefler bireye engelleri aşmamızı sağlar. Hedefler doğru olursa bireyler enerjilerini doğru ve etkin kullanabilir.
Hedefe ulaşmak için kendinize belli sorular sorun. Bir yıl sonra, beş yıl sonra, on yıl sonra nerede olmak istiyorum? Soruları sormalı. Bu soruları daha da yakınlaştırabiliriz.
Kendinizi tanımanız için hangi alanlarda daha yetenekli olduğunuzu, nelere ilgi gösterdiğinizi, gelecekte nasıl bir yaşam istediğinizi tanıyın.
Amacınızı tanıyın; okumak istediğinizin okulun özellikleri neler, ne gibi niteliklere sahip olmanız gerekiyor ve amacınıza ulaşabilmek için ne kadar çalışmaya ihtiyacınız var?
Gücünüzü potansiyelinizi tanıyın amaçlarınıza ulaşmak için gücünüzün farkına varın ve birikiminizi belirleyin. Gerçekçi ama yüksek hedefler belirleyin.
Hedeflerinizi gerçekçi biçimde tanımlayın. Gelişmeleri belirleyin. Çalışmalarınız engelleyen nedenleri belirleyin. Zamanı en iyi biçimde değerlendirmek için çalışma programı belirleyin. Çalışma zamanlarını verimli biçimde değerlendirmenizi sağlayacak öğrenme tekniklerini kullanın. Sınavda zamanı etkili biçimde değerlendirmek için sınav tekniğinizi geliştirin.
Hiçbir şey bilmiyorum. Çok eksiğim var.  Acaba yapabilecek miyim? Arkadaşlarım, ailem, annem, babam, kardeşlerim benim için ne düşünüyorlar? Başkalarının ne dediğiyle ilgili girdiğimiz bunca çabanın ne kadar boş olduğunu; sınavdan sonra daha iyi anlayacağız ve kendi kendimize belki de güleceğiz. Amaçlarımızı belirlerken disiplin ve güç gereklidir. Uyumlu ve zamanın kıymetini bilerek yaşamalıyız.
Hedeflere ulaşamamanın nedeni bahanelerdir. Bahaneler nedeniyle çocukların davrandığı gibi korkusuzca sıçramalıyız. Bunu için başarılarınızı hayal edin. Pozitif olmaya çalışın.  Hedefinize önce kendiniz inanmalısınız. Amaçlarınızdan asla vazgeçmeyin. Başaracağınıza inanırsanız hedefler eyleme dönüşür ve kişi harekete geçer. İşte o zaman, yaşam size daha fazlasını verecektir.
(*)MBA(Master of Business Administration), Profesyonel Koç, Kariyer Planlama ve Kişisel Markalaşma Uzmanı. AB Proje Uzmanı www.biyosunum.com editörü.
Anahtar Kelimeler: Kariyer, Kariyer Planlaması, Kişisel SWOT, Kişisel Markalaşma, İmaj Danışmanlığı, Hedef Belirleme, Koçluk, Kariyer Koçluğu, Akıl hocalığı ( mentoring ),  kariyer danışmanlığı (career counseling ) hizmetleri, kariyer workshopları, CEO, Girişimcilik, finans, sağlık, swot analizi, Fırsatlar, Tehditler, MBA, Duygusal Zeka, Motivasyon.

KARİYER PLANLAMA ve DUYGUSAL ZEKA (2)

İbrahim KILINÇ
13 Ocak 2016 Çarşamba 14:22
Duygusal zekâya sahip insanlar; iletişim ve yönetme becerisine sahip oldukları için başarılı olurlar. Sorun çözme becerileri yüksektir. İnsanlarla iletişimleri güçlüdür. Olduğu gibi kabul, empati yapabilirler. Kendileri ile barışıktırlar. Olaylara pozitif bakarlar.
Duygusal zekilerin genel özellikleri şunlardır. Kendi beden dilini kontrol edebilmek, başkalarının beden diline duyarlı olmak,  empati ve uzlaşmaya dayalı sinerjik ilişki kurmak, İnsanlarla olumlu ilişkiler içinde olmak,  başkalarını hesaba katmak, yüksek duygusal enerji, çalışmaya istekli olmak, iyimserlik, değişime istek duymak, kendini yönlendirebilmek,  hoşgörülü olmak, alçakgönüllü olmak, olumsuz duygularla başa çıkmak, stresle başa çıkmak, kararlılık sayılabilir.
Peki, bunun için ne yapılmalıdır dersek; birincisi kendinizi tanıyın. Duygularınızı kontrol etmeyi öğrenin. Kendinizi, kişisel özelliklerinizi başkalarına açık tutunuz. İletişim kurma becerinizi geliştiriniz. Problem çözücü olunuz. Eleştiriye açık olun ve insanlar ile ilgilenin.
Duygusal zekâyı geliştirmek için; kendinizi tanıyın. Şu soruları sorunuz. Bunun içinde ben kimim? Beni şekillendiren şey ne? Hayattan ne bekliyorum, isteklerim ne? Güçlü ve zayıf yanlarım ne? Davranışlarımı, düşüncelerimi, duygularımı belirleyen ne? Hayatta hangi rolleri üstleniyorum ve bunları hangileri gerçek?
Duygularınızı tanıyın ve onları kontrol etmeyi öğrenin. Duyguları ne kadar iyi tanırsak olaylarla başa çıkma olasılığımız o kadar artar. Kendimi nasıl hissediyorum? Böyle hissetmemi sağlayan şey ne? Bununla nasıl başa çıkabilirim? Sorularını da sorun.
Bunlardan başka kendini ve kişisel özelliklerinizi başkalarına açık tutun. İletişim kurma becerinizi geliştirin, problem çözücü olun. Eleştiriye açık olun ve insanlarla ilgilenin. Yani Mevlana’nın dediği gibi “Ya olduğun gibi görün ya da göründüğün gibi ol” lun.
Bireysel kariyer yönetim sürecinin aşamaları olarak bireyin zayıf yönlerini, fırsatları ve tehditlerin belirlenmesi gerekir.
Her insanın diğer özelliklerine göre zayıf yönleri vardır. Önemli olan hangi yönlerin zayıf olduğunun tespit edilmesidir. Güçlü ve zayıf yönlerin analizi bireylerin kişilik özelliklerine odaklanmasını gerektirmesine karşın, fırsat ve tehditlerin belirlenmesi dış âleme yönelik analizleri gerektirir. Fırsatlar dış bireyin güçlü yönlerini kullanabileceği imkan alanlarıdır. Bu fırsat alanlarının mümkün olduğunca geniş tutulmasında yarar vardır. Çünkü daha sonra alternatifler değerlendirilirken bunlar elenip bir’e düşürülecektir. Bireylerin sahip olduğu özelliklerin değerini yitirmesine neden olacak dışsal faktörlerin belirlenmesi gerekir. Örneğin bireyin uzman olduğu alanda birçok uzman yetişebilir. Bu durum birey açısından bir tehdit oluşturabilir.
Bireyin yaşamına ilişkin hedefler belirlerken dikkat etmesi gerekli en önemli husus belirlediği hedefin güçlü yönleriyle uyumlu olmasıdır.
Bireysel kariyer yönetim kapsamında; bireysel vizyonu belirleme, hedeflerini belirleme, yetkinliklerini belirleme ve meslek seçimi ele alınabilir. Altı aylık, bir yıllık, beş yıllık hedefler belirlenir ve çalışılabilir. Kendine eşine ve çocuklarına daha fazla vakit ayırmada örnek verilebilir.
Hayatımda bir gün dahi çalışmadım hepsi keyiften ibaretti.
                                                                                            Tomas EDİSON
(*)MBA(Master of Business Administration), Profesyonel Koç, Kariyer Planlama ve Kişisel Markalaşma Uzmanı. AB Proje Uzmanı www.biyosunum.com editörü.
Anahtar Kelimeler: Kariyer, Kariyer Planlaması, Kişisel SWOT, Kişisel Markalaşma, İmaj Danışmanlığı, Hedef Belirleme, Koçluk, Kariyer Koçluğu, Akıl hocalığı (mentoring),  kariyer danışmanlığı (careercounseling) hizmetleri, kariyer workshopları, CEO, Girişimcilik, finans, sağlık, swot analizi, Fırsatlar, Tehtitler, MBA, Duygusal zeka

KARİYER PLANLAMA ve DUYGUSAL ZEKA (1)

İbrahim KILINÇ
19 Aralık 2015 Cumartesi 23:58
Uzun zamandır insanların başarılı olmalarının derecesi IQ ile ölçülmektedir. Yapılan araştırma sonuçları “duygusal Zekânın “ EQ insanların kişisel ve mesleki alanda başarılı olmalarını önemli ölçüde etkilediğini göstermektedir.
Bu kendimizi ve çevremizi yönetebilmeyi kolaylaştıran, duyguları tanıma, anlama ve etkin biçimde kullanma yeteneğidir. Aristo kendini bil demiş. IQ test sonuçları ve kişilerin kariyerlerindeki başarılar karşılaştırıldığında; IQ (Entellektüel Zekâ) ,EQ (Duygusal Zekâ)dır. EQ+IQ= Bireysel Başarı demektir.
Önemli olan EQ ve IQ arasında  uygun dengenin sağlanabilmesi ve IQ-EQ'nun sinerji yaratmasıdır.
Biri diğerinin yerine asla düşünülemez. Her biri insanlarda farklı oranda vardır. Peki duygusal zekâ için gereken yetkinlikler nelerdir? Bunlar kendini tanıma (öz-bilinç), kendini yönetmek, motivasyon empati, sosyal yet yetkinlik, iletişim becerisidir.
Duygusal zekâ; kendimizle ve başkaları ile olan iletişimimizi doğrudan etkiler. Yani bir taraftan kendi gelişmemizi ve olgunlaşmamızı diğer taraftan da yeteneklerimiz ile diğer insanlarla aramızda olan ilişkileri tanımlar.
Çoğunlukla duygusal zekâ ile sezgisel zekâ birbirine karıştırılır. İçime doğdu, bu iş olacak” dedirten şey sezgisel zekâdır ve genellikle altıncı his, ön sezi ya da telepati gibi isimlerle anlatılır.
His her hangi bir şeye karşı zihinde veya bedende oluşan ve yoğunluğu yüksek olmayan bir duygusal tepkinin farkına varma işidir.
Duygusal zekâ esas olarak kişisel ve sosyal yetkinliktir.
Bireyin kendiyle ilgili farkındalığı, kişinin kendi iç dünyasını tanıması, tercihlerini yapabilmesi, sahip olduğu kaynakların ve gücün farkında olmasıdır.
Duygusal farkındalık ise kişinin kendi duygularını ve bunların doğurduğu sonuçları fark etmesi, bunları dile getirmesidir.
 Kendini değerlendirme de kişinin kendi gücünü ve zayıflıklarını bilmesi sınırlarının nereden geçtiğini fark etmesi ve bunu kabullenmesidir.
Özgüven kişinin yetkinliklerinin farkında olması ve bu yetkinliklerle değerli olduğuna inanmasıdır.
Kendini yönetme ise kişinin sahip olduğu dürtüleri, istekleri kontrol etmesi ve yönlendirmesidir.
Kişinin kendini kontrol etmesi dürtülerini ve içten gelen olumsuz duyguları kontrol edebilmesi, olumsuz duygularla başa çıkabilmesi, duygusal olgunluk açısından çok önemli bir ölçüttür.
Ahlaklı, dürüst ve tutarlı olmak güvenilirlik açısından önemlidir. Esneklik ise kişinin beklenmedik durumlara ve değişikliklere uyum sağlayabilmesidir. Bu özellik stresle başa çıkma becerileri açısından da önemlidir.
Kişinin ortaya çıkan sonuçlarla ilgili sorumluluk üslenmesi, başkalarını suçlamak yerine kendini sorgulaması kontrol açısından önemli. Bunun sonucunda kişinin amaçlarına ulaşmak için duygularını yönlendirebilmesi gelir ki bu da motivasyondur. Motivasyon sonucunda başarı yönelimi gelir. Bu bireyin mükemmellik düzeyine ulaşmayı hedeflemesi ve sürekli gelişim çabası içinde olmasıdır.
Eğer birey kurumuna bağlı ise (aidiyet duygusu) ekibinin ve kurumun amaçlarından ve hedeflerinden heyecan duyar. Girişimcilik ruhu ortaya çıkması bu fırsatları fark etmesi ve zorlukları fırsata dönüştürmesi için harekete geçmesi demektir. İyimser olunmalı buda kişiye engeller ve güçlükler karşısında amacını izlemek konusunda kararlı olmasını sağlayacaktır.
Sosyal yetkinlik olarak empati kurulmalıdır. Böylece başka insanların duygularını, ihtiyaçlarını ve kaygılarını anlayabilmeyi sağlarız. Diğer insanları anlamak; başka insanların duygularını ve bakış açılarını fark etmesi, bu konuda duyarlılık geliştirmesi ve onların kaygılarıyla, yargılamadan savunmaya geçmeden samimi olarak kabullenmelidir. Dolayısıyla başkalarını geliştirmek birlikte çalıştığı insanların ihtiyaçlarını fark edip onları becerisi ölçüsünde geliştirmesini gerektirir.
Sosyallik hizmete yönelik olmalıdır. Kişinin iç ve dış müşterilerinin ihtiyaçlarını fark etmesi, karşılaması ve onları memnun etmekten mutluluk duyması önemlidir. Kişilerin insanların davranışlarını kendi istediği yönde yönlendirebilmesi ve sonuçta istediğini zorlamadan elde etmesi gerçekleşir. Başka insanların ikna edilmesi, ilham verilmesi, heyecan yaratması ve harekete geçirmesi de önemlidir.
(*)MBA(Master of Business Administration), Profesyonel Koç, Kariyer Planlama ve Kişisel Markalaşma Uzmanı. AB Proje Uzmanı www.biyosunum.com editörü.
Anahtar Kelimeler: Kariyer, Kariyer Planlaması, Kişisel SWOT, Kişisel Markalaşma, İmaj Danışmanlığı, Hedef Belirleme, Koçluk, Kariyer Koçluğu, Akıl hocalığı (mentoring),  kariyer danışmanlığı (careercounseling) hizmetleri, kariyer workshopları, CEO, Girişimcilik, finans, sağlık, swot analizi, Fırsatlar, Tehtitler, MBA

1 Kasım 2015 Pazar

Eğitim Danışmanlığı ve Öğrenci Koçluğu



Öğrencilere gelişim süreçlerinde onlara destek olmak hayati önem taşır. Onlara küçük yaşlardan başlayarak gerek okul yaşamlarında, gerekse aile, öğretmen ve arkadaş ilişkilerinde farkındalık kazandırmak eğitim koçu ve danışmanları ile daha kolay sağlanır.
Öğrencilerin yeteneklerini erken yaşta ortaya çıkarabilir, gerçek anlamda başarılı olacakları yolda yatkınlıklarını kendilerinin keşfetmesini sağlayabilir. Öğrencilerin gelişim süreçlerinde onlara destek olmak hayati önem taşır. Onlara küçük yaşlardan başlayarak gerek okul yaşamlarında, gerekse aile, öğretmen ve arkadaş ilişkilerinde farkındalık kazandırmak ister misiniz?
Öğrencilerin yeteneklerini erken yaşta ortaya çıkarabilir, gerçek anlamda başarılı olacakları yolda yatkınlıklarını kendilerinin keşfetmesini sağlayabilirsiniz.
Öğrencilerin konsantre olmasına, hedefe doğru biçimde yönlenmesine, zihinsel olarak rahatlamasına ve her türlü sınavlara hazırlanmasına yardımcı olabilirsiniz
TEOG, YGS, LYS ve diğer sınavlara hazırlanan veya başarı oranlarını yükseltmeyi düşünen öğrencilerin uzun bir süre isteyen çalışmalarda karşılaştığı en büyük sorun iç disiplin, motivasyon ve özgüven eksikliğidir. Bir öğrencinin başarısı %50 teorik bilgiye, %50 ise motivasyon, iç disiplin ve özgüven yüksekliğine bağlıdır.
Öğrenci Koçluğu; sisteminde motivasyon, iç disiplin ve özgüven en yüksek düzeye çıkartılarak öğrenciye kendi mükemmelliğine nasıl ulaşacağına dair net ve etkili yollar gösterilmektedir.
Öğrenci koçları ; bireylere başarıya ulaşmasını sağlayan pratik yaklaşımları sunar. Kısa sürede istenilen mükemmel sonuçlar elde edilir. Bireyleri, hedefleri için gerekli kaynaklara yönlendirir.
Öğrenciler, Koçları yardımıyla şu anki durumlarının geleceklerini nasıl etkileyeceğinin farkına varacaklardır. Bu sayede dışarıdan herhangi bir zorlama olmadan kendilerine güzel bir gelecek hazırlamak için performanslarını sürekli arttırma çabasında olacaklardır.
Sınavlara hazırlanan öğrenciler için hedeflerine ulaşmanın pratik çözüm yolları ve istenilen hedef doğrultusunda kişinin yeniden şekillenmesini sağlayan mükemmel bir program sınavlara artık stressiz girebilme şansınız var. Kişi potansiyelini yeniden keşfedecek ve zihinsel performansınız mükemmele ulaşacak.
Öğrenci Koçluğu ve Eğitim Danışmanlığı öğrenciler ve aileler için şunları kazandırır.
Öğrenciyi geliştirecek süreçleri tasarlayarak ve bu tasarıma aileleri adapte eder. Öğrencinin yaşamında ne zaman danışman, ne zaman takipçi, ne zaman motive eden, ne zaman ideal model olabileceğini sağlar.
Öğrencinin yaşamındaki tüm süreçleri dengede tutabilir. Kişisel olarak hangi tarzda öğrenebileceğinizi ortaya çıkarır. Öğrencinin zihnini ve duygusal değişimlerini takip eder. Öğrencinin istenmeyen alışkanlıklarından kurtulmasına yardımcı olur. Öğrencinin iletişim becerilerini arttır. Öğrenci psikolojik boyutta rahatlar ve yeni bir bakış açısına ulaşabilir. 
YGS, LYS, TEOG Sınavlarına derinlemesine hakim oldukları için, öğrencilere daha etkili kariyer planlaması yapabilirler.

Öğrencilere çalışma isteği, hırs ve kararlılık kazandırma, daha etkin düzeyde ders çalışma teknikleri öğretebilme,  dikkat ve konsantrasyonu üst düzeye taşıma, başarıya ve hedefe odaklama, öğrencilere doğru, hızlı ve güvenli kararlar aldırma, daha etkili ve verimli çalıştırma,  zamanı etkin kullandırma, iç disiplini ve motivasyonunu artırma,  alternatif düşünme yöntemleri geliştirme,  uygulamalarla olumsuz durumlardan kurtarma, öğrenciye öğrenmeyi öğretme, sihirli iletişim kurma yöntemlerini öğretme, öğrenciye ve aileye ihtiyaç analizi yapabilme, davranışların kontrolünü kazanacaksınız.
Bir sonraki yazımız koç seçiminde ip uçları olacak. Başarı dileklerim le…..
Anahtar Kelimeler: Profesyonel  KoçMBA(Master of business Administration),Kariyer, Kariyer Planlaması, Kişisel SWOT, Kişisel Markalaşma, İmaj Danışmanlığı, Hedef Belirleme, Koçluk, Kariyer Koçluğu, Akıl hocalığı (mentoring),  kariyer danışmanlığı (careercounseling) hizmetleri, kariyer workshopları, CEO, Girişimcilik, finans, sağlık, swot analizi, Fırsatlar, Tehtitler, MB, İnovasyon, Kreatif düşünce, www.biyosunum.com

12 Haziran 2015 Cuma

Stres Yapmayın! LYS 2015 Sorularını Açıklıyorum

  Profesyonel Koç & Eğitim Danışmanı İbrahim KILINÇ
Sevgili Öğrenciler, Kıymetli Veliler
LYS’ye çok az kaldı. Velilerin de öğrenciler kadar stresli olduğu her halinden belli. Şu bir gerçek ki kontrol edilebilir stres her zaman gereklidir. Biyolojik olarak vücudun kontrolü beynin çalışması bir miktar heyecan ve stres ile daha verimli çalıştığı bilinmektedir. 
Kıymetli Veliler
Bu günlerde öğrencilere şunu ister misin, bunu ister misin, korkma, yaparsın, yapamazsın gibi normalin dışında davranış sergilemeyin. Sakin ve doğal olun. Huzurlu bir ortam hazırlayın. Yanında haber bülteni izlemeyin. Siyasi yorumlar yapmayın. Emir vermeyin, eleştirmeyin espirili ve abartısız olun, kıyaslamayın. Öğrencinin seviyesini kabul edin ve öyle davranın. Kapasite üstünde beklentiye girmeyin. Başkasını yanında eleştirmeyin her halükarda onun sizin bir parçanız olduğunu unutmayın.
Sevgili Öğrenciler – Sınava Az Kala-
‘Peki sınava çok az kaldı ne yapmalıyım?’ deyişinizi duyar gibiyim. İşte tam bu noktada yapılması gerekenler var tabii ki.
Birincisi ‘sınava az kaldı şu son günlerde ne yapmalıyım?’
İkincisi de ‘gerçekten soruları açıklayacak mısın?’ diyorsunuz. Sıkı durun soruları açıklıyorum. Çıkacak olan sorular daha önce çıkmış sorulardan farklı olmayacak. Son beş yılın çıkmış sorularını çok iyi etüt edin. Göreceksiniz ki aslında sorulan soruların çoğunun öncülünde veya içinde soruya ait mutlaka ipuçları var. Ben zaten bunları çözdüm demeyin birde irdeleyerek bu şekilde bakın, bağlantı kurun.
Son olarak yaptığınız geri sayım denemelerindeki çözemediğiniz sorunun konusunun o kısmına mutlaka bakın ve neyi gözden kaçırdığınızın farkına varın.
Kendinizi bir başkasıyla kıyaslamayın ve kapasitenizin farkına varın.
Sınava Çok Az Kala
Sınava çok az kaldı bu nedenle beslenme alışkanlıklarınızın dışına çıkmayın.
Açık alanda ne kadar kalıyor idiyseniz o kadar kalın.
Sınava kadar abur-cuburu terk edin. Beslenmenizde farklı besinlere geçiş yapmayın. Sınav sabahı kahvaltıda daha önceki günlerde tüketmediğiniz besinleri tüketmeyin. Klasik kahvaltınızı yapın.
Stresi azaltmak için neler yapabilirim mi diyorsunuz?
Kendinizi tanıyın ve kendinizden kapasitenizin üstünde bir şey beklemeyin. Fakat kendinize güvenin. Bu sınavın dershanedeki denemeden daha kolay olacağını düşünün. Kazanamasam benim için şu olur, bu olur gibi olumsuz şartlanmalara girmeyin. Yeterince uyuyun. Televizyon ve internetin mümkünse uzak durun. Sizi olumsuz etkileyecek diğer faktörleriniz varsa uzak durun. Bu size fayda sağlayacaktır. Stresli ve endişeli arkadaşlarınızdan uzak durun. Ayrıca LYS’ye hazırlanmayan arkadaşlarınızla da bu sıralar muhatap olmayın. Gereği kadar çalışmışsanız kendinizi suçlayıcı durumlara girmeyin.
Sınava Giderken;
Kendinizi rahat hissedeceğiniz yadırgamayacağınız kıyafetler ve ayakkabı giyin. Kıyafetin sınavda seni meşgul etmemeli. Metal içermeyen kıyafetler olsun. Girişte sıkıntı yaşamayın.
Evraklarınızı akşamdan güvenli bir yerde hazır edin. Sabah geç kalkabilirsiniz telaşe etmeyiniz. Sınav yerine en az yarım saat önce varmış olun. Rahat olun. Yeterli çalıştınız ve artık başaracaksınız.
Sınav Esnasında;
LYS’de soruyu anlama, yorum ve dikkatin yanında bilgi de öne çıkar. Soruları yüzeysel düşünün. Sorularla boğuşmayın, zorsa geçin. Yapamadığınız soruları uğraşırsam çözerim, çözemem, fikrim yok, çözdüm ama emin değilim gibi çözebilirliğinize uygun işaret koyarak geçiniz.  Unutmayın zor soruda kolay soruda aynı puan. Zor soruyu yapan değil çok soruyu yapan kazanır. Uzun soruları geçmeyin. Bilinenin aksine uzun sorular daha kolaydır ve mutlaka cevabı açıklamalarda vardır. Soruları kafanıza göre değil metne göre cevaplayın fakat metin genel bilgilerin aksine olamaz. Soruyu çok hızlı, değil anlayacağın hızda oku. Açıklama ve öncülleri okurken yarıda bırakıp tekrar baştan okuma. Beyin sıkıntı yaşar. Anlamamışsanız öncül bittikten sonra bir daha okuyun. Doğru olduğu kanısı ilk seçeneklerde olsa bile mutlaka tüm şıkları okuyun. Koyu renkli, altı çizili gibi farklı olanlara dikkat edin. Kesinlikle doğrudur, sadece vardır, içerir, değildir, hiçbiri, sadece, ulaşılamaz, çıkarılamaz gibi ifadelere dikkat edin. Çünkü doğruyu bulursun ama soru doğru olamayanı soruyordur.
Tercih edeceğiniz bölümle ilgili testlere öncelik verin LYS puanınıza daha fazla katkı sağlayacaktır.
Ancak tüm soruları da mutlaka okuyun. Çünkü bir okumada cevaplayacağınız sorular vardır. Tüm soruları görmeden sınavdan çıkmayın. Denemelerdeki tarzınızı değiştirmeyin.
Optik kâğıda işaretlemeyi denemelerde nasıl yapıyorsan sınavda aynı işaretle değişiklik yapma.
Arada bir iki saniye dinlen ve derin nefes al.
Sınavın iyi geçmesi dileklerimle.
Başarılar dilerim.                                                                İbrahim KILINÇ
                              Profesyonel Eğitim Danışmanı & Öğrenci Koçu
hareketiseverim.blogspot.com.tr
http://www.ses32.com/stres-yapmayin-lys-2015-sorularini-acikliyorum-88yy.htm

31 Mayıs 2015 Pazar

AİLE ve İLİŞKİLER KOÇLUĞU

       Profesyonel Koç İbrahim KILINÇ
 Sağlam toplumlar sağlam ailelerden oluşur. Sağlam ailelerde ilişkileri sağlıklı bireylerle kurulabilir. Bireysel yetkinliğini elde etmiş kişilerin kurduğu yuvalar daha sağlıklı ilerler. İlişkiler bu açıdan önemlidir. Kontrolü bilimsel temeller, genel kurallar içerisinde sağlanmış ilişkiler bireylerin yaşamında ilerleme ve denge oluşturma açısından kıymet arzu eder. Toplumdaki bazı önyargılar ve ilişkilerin zorunlu kuralları bazen verimli ilişki konusunda zorlanmamıza neden olur. Bu nedenle bireylerin en çok ihtiyaç duyduğu koçluk alanlarından birisi olan aile ve ilişkiler koçluğuna olan talep giderek artmaktadır. 

Kişisel ilişkiler ve aile içi ilişkiler bazen isteğimizin dışında bir yere gider.  Bu bazı şeylerin sıradanlaşmasından tutunda bilgi eksikliğine kadar geniş bir yelpaze içerir. Aile ilişkiler koçluğu bu meselede profesyonel  destek sağlar.  Profesyonel koç  ilişkilerin analizini, ilişkileri güçlü ve zayıf kılan etkenleri, ilişkiyi oluşturan pazılın parçalarını birleştirmeyi ve büyük fotoğrafı görmede yol arkadaşlığı yapar.

Aile içi ilişkilerdeki uyumu sağlama tekniklerinin,ifadesel veya görsel iletişimin netleştirilmesi, kendini ifade edebilme, empatinin kurulması konusunda yetkinlik sağlama ve bunu yansıtabilme çok önemlidir. Kısacası bizim ne anlattığımız değil karşı tarafın ne anladığı önemlidir.

İlişkilerde iletişim engellerinin kaldırılıp kör noktaların tespit edilmesi gerekir. Aile içi iletişim, bireylerin birbiririne karşı tutumu, şablonlardan sıyrılma, rol model olma, korunması gereken kişisel alanlara saygı duyma, pozitif disiplinin korunabilmesi ilişkinin temelleridir. Ayrıca sevginin paylaşımı, çatışma yönetimi, ortak paydada birleşme, uyum, değerler, ortak oyun ve eğlence zamanları belirleme, sınırların korunması, bütünsel dinleme ve empatide buna dahil edilebilir.

Profesyonel  koç ilişkilerin korunması ve güven ve uyumun inşası, değerler sisteminin kurulması, bilinç dışı süreçler ve dinamikler konusunda ailede farkındalık oluşturur.

Ebeveynler için ideal model olma, çocuklarda düşünce sisteminin  inşası,  yaratıcılık, liderlik ergen sorunları, konularında çözüm odaklı bir yaklaşım sunar. Çocuk ve ebeveynlerde kişiye kendini tanıma/tanıtma potansiyeline yönelik farkındalık oluşturma, hedeflerin belirlenmesi, karar verilmesi, kariyer planlaması, zaman yönetimi, öfke ve stres yönetimi, dikkat ve odaklanmayı geliştirme, algı oluşumu konusunda destek sağlayabilen bir sistemdir. Yine çocuklarda iletişim davranışları, uyum ve sınır koyma, problem çözebilme yetisi oluşturma, anlaşmazlıklara yaklaşım, madde ve sanal bağımlılık, yaşamsal alanlarda sınırlar belirleme konularında aile ve ilişkiler koçluğu öne çıkmaktadır.

İlişkiler her ne kadar düzgün olsada aksamalarla her zaman karşılaşılabilir. Sıklıkla sorun bireyler arası uyum ve dengenin tam olarak yakalanamaması ve  karşımızdaki kişinin bizi anlamasını beklemektir. Her ne kadar arada sevgi ve aşk olsa da bir süre sonra mutsuzluk ve boş vermişlik kaçınılmaz olur.Aile ve ilişkiler koçluğunda bu döngünün verimli çalışması için aksayan yönler tespit edilerek, ilişki içinde bireyler tarafından ulaşılmak istenilen ortak hedefler belirlenir. Bu hedeflere eşlerin nasıl uyumlu hale geleceği, iletişim dillerinin doğru yakalanması ve sevgi kanalları ile ilgili ortak çalışmalar yapılarak ulaşılır. Bu uygulamalarda çiftlerle birlikte çalışılabileceği gibi, farklı bakış açısı ile bireysel çalışmalar ile de gerçekleştirilebilir.

Aile ve İlişkiler Koçluğuna ne zaman ihtiyaç vardır?Tabi ki iletişimsizlik, çatışmalar, yanlış anlaşılmalar olduğunda, ilişkiler tıkandığında, bunlara problem üretilemediğinde, karar vermede sorunlar yaşandığında destek alınabilir.  Bundan başka görüş ayrılıkları çatışma aşamasına geldiğinde, küslükler uzadığında,  eşlerden biri evden uzaklaştığında veya bunu istediğinde, iletişim sorunlarında, acılar çekiliyorsa ve çocuklar ciddi zarar görmeye başlamışsa aileye kısmen veya tamamen destek sağlar.

Peki bu sistem bize hangi konularda yardım eder?  İlişkilerde bireylerin bir birini daha iyi anlaması, aile değerlerinin oluşturulması, kişisel değer oluşturma, iletişim tarzı oluşturma, bireylerin anlaşılması, kişisel özelliklerin ortaya çıkarılması, farklılıkların avantaj kabul edilebilmesi, eşler arasında sevginin tesis yollarını ve bunların motive edilmesini sağlar. Ekonomik sıkıntıların bireylere etkilerinin azaltılması, iletişimi anlama ve çözme kısaca mükemmel çiftler olmada yol arkadaşlığı yapar.

Bu koçluk sistemi hangi değerleri oluşturur? Aile yapısını anlamayı, değer ve kural oluşturmayı, uyumlu ve sürekli ilişki becerileri kazanmayı, esneklik sağlamayı, mutlu yuvayı oluşturmayı ve dolayısıyla neşe ve sevgi dolu bir ailenin/ilişkinin tesisinin yeniden oluşturulmasını sağlar.

Herkese mutlu, sevgi dolu yaşanılabilir ve süreklilik arz eden bir aile ve ilişki kurmasını diliyorum. Daha yaşanılabilir bir dünya için doğru tercihler yapmanız dileği ile…

Eğitim Danışmanı, Profesyonel Eğitim/Öğrenci Koçu, Kariyer Planlama ve Kişisel Markalaşma Uzmanı,MBA (Master of Business Administration), AB Proje Uzmanı www.biyosunum.com editörü.

Anahtar Kelimeler: Kariyer, Kariyer Planlaması, Kişisel SWOT, Kişisel Markalaşma, İmaj Danışmanlığı, Hedef Belirleme, Koçluk, Kariyer Koçluğu, İş dünyasında koçluk, Akıl hocalığı (mentoring),  kariyer danışmanlığı (careercounseling) hizmetleri, kariyer workshopları, CEO, Girişimcilik, finans, sağlık, swot analizi, Fırsatlar, Tehtitler, MB, İnovasyon, Kreatif düşünce

5 Nisan 2015 Pazar

İŞ DÜNYASINDA KOÇLUK

         Peki hangi alanlarda kurumlar ve iş dünyasındaki bireyler koçluk desteği almalıdır dersek başlıcalarını şöyle sıralayabiliriz. İş analizi, çalışan ihtiyacını planlama, yeni birey seçimi ve istihdamı, çalışanların oryantasyonu ve motivasyonu, performans değerlendirme, bireysel ilişkiler, çalışanların sağlığı ve güvenliği, koordinasyon, ortak hedefler belirleme, kurumsal uyum, davranış, refah, istek ve beklentiler, kaynak kullanımı, ast üst ilişkileri, eleman yetiştirme, iş doyumu ve bağlılığı artırma konusunda koçluk hizmeti alınabilir/verilebilir.

        İş dünyasında koçluk uygulamaları sayesinde kurum ve bireylere sağladığı faydalar şu şekilde sıralanabilir.

Bireylerin  iş doyumunu ve işe bağlılığını artırabilirler.
Verimlilik kayıplarını en aza indirir.
Kişilerin yeteneklerinin ortaya çıkmasını sağlar.
Kurumlarda inovatif  düşüncenin gelişmesine fırsat verir.
Çalışanların kişisel gelişimlerini artırır.
Bireyler bilgi ve becerilerini çok iyi kullanabilirler.
Kurumlar çalışanlardan maksimum maksimum faydalanır.
İş yaşamının kalitesi artar. Çünkü sağlıklı ve güvenilir ortamda yapılan işler zevk verir.
Bireyin amaçları ile kurumun amaçları birleşir.
Çalışanların motivasyonu artar. Özgüveni yüksek olur.
Normal çalışmada üretimi artırır, gereksiz mesai ve harcamayı azaltır.
İş verimini yükseltir, güvenli iş atmosferi ve insan ilişkisi sağlar.
Daha fazla sorumluluk, hareketlilik ve verimlilik arttırma becerisi kazandırır.
İşten ayrılmaları azaltır.
Kişisel yeteneklerin etkinliğini artırır.
Zaman ve maliyet kayıplarını azaltır.
Bütün çalışanları özel olarak eğitir ve geliştirir.
Koçluk desteği alanların işletmeye katkısı artar.
Çalışanlar işine ve işletmesine daha fazla bağlanır.
Bireylerin yeteneklerinden daha fazla yararlanılmasını sağlar.
Kişisel olarak çalışanların kendi kendini değerlendirmesine imkân sağlar.
Bireysel gelişim nedeniyle çalışan mutluluğu artar.

             Günümüzde küreselleşme, rekabet ortamı, inovasyon, teknolojik yenilikler, çok uluslu olma, yeniliklere uyum sağlama, iş dünyasında koçluğu zorunlu kılmıştır. Bu sayede reaktif (tepkisel) sorun çözme yerine, proaktif (önceden) ileriyi görerek sorun oluşmadan çözme şeklide davranış geliştirmede etkili olur.

            Çalışanlarının işle ilgili güçlü ve zayıf yönlerinin ortaya konulması, potansiyel performansın belirlenmesi, performansın ve bireysel motivasyonun geliştirilmesi, gelişim ihtiyaçlarının saptanması ve verimliliğin arttırılması, odağı insan olan kurumların üzerine eğildikleri önemli bir konudur. Bu nedenle kurumlar, kişiler, koçluk hizmeti almayı seçmiştir. Günümüzde başarılı olanların, koçluk hizmeti alan kurumların, koçluğa yaptıkları yatırımın 7 katı olarak kendilerine geri döndüğü belirtilmiştir. Bu açıdan iş dünyasında koçluğun popülaritesi her geçen gün artmaktadır.  Bireyler ve kurumlar kendilerine yeni vizyonlar belirlemekteler ve yeni eğitim konuları ile insan kaynaklarını, stratejik yönetime doğru taşımaktadırlar. Bu eğitim konularının başlıcaları ve en gözdeleri liderlik, performans, gelişim, inovasyon, kreatif düşünme ve motivasyondur.
            Kişisel markalaşmada liderlik en önemli etkilerden biridir. Günümüz yönetimleri bireysel kabiliyetlerden ziyade ortak akıl ve takım çalışmasına yönelmektedir. İyi takımların iyi işler çıkarabilmesi de liderlerle olmaktadır.
          İş dünyasında koçluk yeni bir tred olarak güncelliğini ve popülaritesini koruyacaktır.

İbrahim KILINÇ Kişisel Markalaşma Uzmanı Kariyer Koçu Profesyonel Öğrenci Koçu YAŞAM KOÇU